+90 (312) 232 33 93 / 231 70 92
·
avmehmettoprak@nasuhhukuk.com
·
Pzt - Cts 09:00-18:00
003756
Ziyaretçi Sayısı : 3756

“İCRADA BORÇ TAKSİTLENDİRME”

İcra İflas Hukukunda borcu taksitle ödeme İ.İ.K.nun 111.maddesinde düzenlenmiştir.

Borçlu ödeme emrinin kesinleşmesinden sonra borcunu peşin ödeyebileceği gibi, yukarıda yazılı kanun maddesinin sağladığı imkânı kullanarak ve belirlenen şartlara uyarak borcunu taksitler halinde de ödeyebilir. Avukat Mehmet TOPRAK

Borcun Taksitlendirilmesi İçin Alacaklının Rızası Gerekir mi?

Borcu taksitlendirme iki ayrı şekilde yapılabilmektedir.

1-Alacaklının muvafakatinin aranmadığı taksitlendirme;

Alacaklının satış talebinden önce, borçlu hakkındaki takip, borçlunun ikamet ettiği yerdeki icra dairesince yürütülmekte ise, borçlu bizzat müracaat ederek, daha önce yazmış olduğu metni dosyaya sunarak ve ya beyanının tutanağa geçirmek kaydıyla taksitlendirme talebini icra dairesine iletir. Borçlu hakkındaki takip, borçlunun ikameti dışındaki bir yerde açılmış ise borçlu, bulunduğu yer icra dairesine müracaat ederek, taksitlendirme talebini muhabere yoluyla ilgili İcra Dairesine gönderir. İcra Dairesi borçlunun talebini inceler, taksitlendirme talebinin İİK nun 111.maddesindeki esaslara uygun olup olmadığına bakılır. Avukat Mehmet TOPRAK

Buna göre;

-Borçlunun borca yeter miktarda malının haczedilmesi,

-Her taksitin borcun dörtte biri miktarından aşağı olmaması,

-İlk taksitin peşin ödenmiş olması,

-Aydan aya verilmesi ve bu sürenin üç aydan fazla olmaması gerekmektedir.

Bu şartların oluşması durumunda, alacaklının muvafakati aranmaksızın borçlunun taksitlendirme talebi kanun maddesi gereği kabul edilir ve takip durdurulur.

Borçlu taksitle ödeme anlaşması hükümlerine uygun olarak taksitleri icra dairesine ödediği sürece icra takibine devam edilmez, satış isteme süreleri de durur. Borçlu, taksitleri vaktinde ödemediği takdirde alacaklı borcun tamamı için icra takibine devam edilmesini, dolayısıyla haciz ve satışı isteyebilir. Eğer borçlunun taksidi ödememesi geçerli bir mazerete dayanmıyorsa, alacaklı borçlunun İcra ve İflas Kanunu madde 340 uyarınca tazyik hapsiyle cezalandırılmasını isteyebilir. Taksitle ödeme anlaşmalarında süre 10 yıldan uzun tutulamaz, 10 yıldan uzun süren yapılandırma anlaşmalarının varlığında satışı durdurucu sürenin korunmasından bahsedilemez. Avukat Mehmet TOPRAK

2-Alacaklının Muvafakatinin Arandığı taksitlendirme;

İİK.nun 111.maddesinin ikinci fıkrasında, borçlu ile alacaklının icra dairesinde yapacakları anlaşma ile de taksitlendirme yapılabileceği hüküm altına alınmıştır. Borçlunun müracaatıyla olabileceği gibi, borçlu ve alacaklının birlikte icra dairesine müracaatıyla da taksitlendirme yapılabilecektir. İcra Dairesinin ikamet yerinde olması ve ya başka yerde olması halinde yukarıda bahsedilen yol izlenecektir. Borçlu bir dilekçeyle icra dairesine başvurabileceği gibi sözlü beyanını tutanağa yazdırmak suretiyle de taksitlendirme talebinde bulunabilecektir. Borçlu ile alacaklının birlikte müracaatı ile yapılan taksitlendirme sözleşmesinin icra dairesine ibrazı halinde icra dairesi takibi durdurur. Ancak alacaklının yokluğunda borçlunun müracaatı üzerine ise, İcra dairesi masrafını borçludan almak kaydıyla, alacaklı tarafa borçlunun taksitlendirme talebini tebliğ eder. Alacaklı taraf borçlunun taksitlendirme talebini kabul ederse, icra dairesi, borç ödeme taahhüdünü kabul muhtırasını borçlu tarafa tebliğe gönderir ve takibi durdurur. Her iki durumda da ödeme taahhüdünün borcun son taksitinin ödenme gününe kadar ki faiz, masraf ve vekâlet ücreti olmak üzere tüm borcu karşılaması gerekmektedir. Avukat Mehmet TOPRAK

Haciz esnasında taksitlendirme yapılabilir mi?

Haciz için borçlunun ev ya da işyerine gidildiğinde borçlunun teklifi ve alacaklının rızası tutanağa kaydedilerek imzalanır. Bu durum, alacaklının haciz talebini geri almış olduğu anlamına geldiği için borçlunun malları haczedilemez. Avukat Mehmet TOPRAK

Borcun bir kısmı için Taksitlendirme Yapılabilir mi?

Borcun bir kısmı için yapılan ödeme taahhüdü geçersizdir ve ödememe durumunda İİK.nun 340.maddesinde düzenlenen taahhüdü ihlal suçu kapsamına girmez. Avukat Mehmet TOPRAK

Konuyla ilgili Yargıtay kararını sizinle paylaşmak isterim;

“Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık M. Ç. S. ‘ın, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Antalya 5. İcra Ceza Mahkemesinin 24/05/2016 tarihli ve 2015/1045 Esas, 2016/564 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Antalya 1. İcra Ceza Mahkemesinin 12/08/2016 tarihli ve 2016/234 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 18/06/2018 gün ve 94660652-105-07-6668-2018-Kyb sayılıkanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2018 gün ve KYB.2018/56088 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede;

Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 10/10/2015 tarihli taahhütnamede söz konusu taahhüt tarihi ile son ödeme tarihi arasındaki faize ilişkin bir açıklama olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verildiği gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;

Borçlu sanık hakkında Antalya 3. İcra Müdürlüğünün 2015/7792 Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibi sırasında, 01/10/2015 tarihli borç ödeme taahhütnamesi ile sanığın, borcun 7.104,90 Türk liralık kısmı için ödeme taahhüdünde bulunduğu, icra takibinin toplam 11.777,96 Türk lirası ve masrafları için yapıldığı, söz konusu taahhüdün kısmi taahhüt olduğu, alacaklı vekilinin taahhüdü 7.104,90 TL için kabul ettiği nazara alındığında, taahhüt edilen alacak miktarı hususunda taraf iradelerinin birleştiği, icap ve kabulden oluşan ödeme anlaşmasının gerçekleştiği, bu sebeple taahhüdün geçerli olduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, 20/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.( YARGITAY 19. Ceza Dairesi 2018/4480 E. 2018/9159 K.)”

Süresinde Ödeme Yapılmaması Halinde Ne Olur?

Borçlu tarafından taksitlerden birinin ödenmemesi halinde borcun tamamı için icra takibine devam edilir ve alacaklının talebi ile hacizli mallar satılır. Borçlunun satış ilanını öğrendikten sonra taksiti ödemek istemesi satışı durdurmaz. Satışın durması alacaklının muvafakatine bağlıdır. Makul bir sebep olmadan taksitin ödenmemesi halinde alacaklı madde 340’ a dayanarak borçlunun hafif hapis cezası ile cezalandırılmasını isteyebilir. Avukat Mehmet TOPRAK

Zamanaşımı Süreleri İşler mi?

İİK.111/3 maddesine göre borçlunun taksitlendirme taahhüdüne uyması durumunda, sözleşmenin devamı süresince, “İİK. 106 – Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir. ve 150/e – Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren altı ay içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren bir yıl içinde isteyebilir. Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer “ maddelerindeki süreler işlemez. Ancak bu sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması hâlinde, aştığı tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar. Taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder. Avukat Mehmet TOPRAK

Avukat Mehmet TOPRAK

Ankara Barosu – 2020

Leave a Reply